Ekmek yemedim, aş yemedim
Yağmur demedim,yaş demedim
Gözün üstünde, kaş demedim
Yıkıp kaşımı akıttın seli


Bir kutsal bahçeydi gönül


Bıraksaydında açsaydı gül
Dallarında uçsaydı bülbül
Kırıp kanadı, tuttun beni


Çapası suyu, sayğıyla sevği
Muhabetidir iltifatıyla övğü
Güneş ağartır şafakla gögü
Bakıp ufuklara ağlattın beni


Hoyratça yoldun tevekleri
Ziyan edip geçtin evlekleri
Bedendeki tüyleri telekleri
Yolup kaza, benzettin beni


Demekki herşeyin temeli kese
Boştur yalandır demeli herkese
İki dudak arası sulu dilli sese
Kulak verip, aldattın beni


İflah olmuyorsa sevğiyle kalp
Neylesin, neyapsın iğneyle hap
Bu kaçıncı daha böyle kulp
Takıp parmağa oynattın beni

Antires Mansur

AŞKIN DEVRİME TERENNÜMÜ.... Antires Mansur

Bulut tül olmuş da ay gelin can
Gümüş saç pencereme dalır can
Gece yarısı yüze iner tülün can
Alıp götürür yüregimi siler can


Benim mezarım bile olmaz can
Yanan közlerde külüm olurda can
Kavrulup pişende hile olmaz can
Ebeddi olur, ölüm olmaz can


Ya, demek ki yol firkata düştü can
Buluşmamız hakikata dönüştü can
Çığlığım en yüce kata erişti can
Sensiz baharda cemre suya düştü can

Gelincik ateşi yürege renk oldu can
Mutsuzluk mutluluğa denk oldu can
Geceler gündüzlere firenk oldu can
Kovanda kızböcegi kelebek oldu can

Aşk iflah olmaz yaradır can
Aşksız gündüzler karadır can
Ömür menzillerde süredir can
Mevzuda vurulur  turnalar can

Öylesine açımki  hep kendimden yerim can
Ruhumla sindirir bedenimden yerim can
Bu ne randıman, bu ne verim can
Derimki aşk toprağı bereketlidir can

Dün çıplak idim soyundum aynaya can
Aynada başladı kendin soyunmaya can
Bütün bakışlarımızdaki bu ğaye can
Ruhumda dalğa dalğa harekettir can

Soyluluk ruhta, yücelik gönülde can
Varlığın nitelikken, nicelik oldu can
En güzel destanlara hecelik oldu can
Kim bilir hangi dilde söylenecektir can

Çılğınlık delilikten üstün bir kattır can
Deliligimiz üstünlügümüze mükafattır can
Yelkovanı durmayan bir saatır can
Solarken gün yıldız sönmeyecektir can

Antires Mansur