BASINA ve KAMUOYUNA
22/12/2008ŞAİR ŞÜKRÜ ERBAŞ GİTMEDİĞİ BİR YERDE(MANAVGAT), BİLMEDİĞİ BİR DİLİ (KÜRTÇE) KONUŞTUĞU İÇİN CEZA ALDI…
Ülkemizde aydın olmanın temel koşulu, muhalif olabilmektir. Muhalif bir aydın ve Türkçenin incelikli şairi olan Şükrü Erbaş 2002 yılında sisteme müdahil olabilmenin bir yolu olarak seçimlere katıldı.
Toplumuna karşı sorumlu çoğu aydın gibi Şükrü Erbaş da Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesince mahkum edildi.
Bu mahkumiyetin gerekçesi seçimlerde Kürtçe konuşulmasıdır. Sistemin İkiyüzlülüğünü bu olay bir kez daha ortaya koymaktadır.
Çünkü:
-Daha geçen günlerin birinde Cumhurbaşkanı, Kürt dilinin kültüründen, destanlarından söz ediyordu;
-Devlet Kürtçe yayın yapan bir kanalı açmaya hazırlanıyor;
-Kürtçe şarkılar ulusal kanallarda yayınlanıyor;
O halde hukuk Şükrü Erbaş’a şunu mu demek istiyor: Kürtçe resmi ideolojinin dışına çıkamaz.
Oysa diller halkların şakıdığı anayurtlarıdır.
Kaldı ki, Şükrü Erbaş Türkçe yazan, Türkçe konuşan, Türkçeye tutkuyla bağlı bir şairdir; Kürtçeyi de ne yazık ki bilmiyor.
Bilseydi elbette Kürtçe konuşurdu onun bu duygusuna bizler de aynen katılırdık.
Hukukun konjonktürel olarak işlediğini biliyoruz. Buradan anlıyoruz ki, egemen güçler yine bir baskıcı dönemi hazırlamaktadırlar. Hukuk konjonktürel değil, demokrasi için çalışmalı, çalıştırılmalıdır.
Biz bu açıklamayı imzalayanlar Şükrü Erbaş’ın ve ceza verilen diğerlerinin mahkumiyetinin haksızlık, demokrasi dışılık olarak yorumluyor ve Şükrü Erbaş’ın işlediği düşünülen suçu paylaşıyoruz.
Ahmet Telli, Abdullah Aydın, Fikret Başkaya, Hüsnü Öndül, Necmettin Salaz, Oktay Etiman, Temel Demirer, Sibel Özbudun, Ali Balkız, Zerrin Taşpınar, Selma Ağabeyoğlu, Vedat Ülger, Özgen Seçkin, Aydın Çubukçu, Hüseyin Atabaş, Mehmet Özer, Yılmaz Demiral, Bora Balcı, Ruşen Sümbüloğlu, Hüseyin Taka, Namık Kuyumcu, Adnan Caymaz, Alaaddin Us, İbrahim İspir, Murat Kalaycıoğlu, Ali Rıza Kars, Aydın Şimşek, Nesimi Aday
0 yorum yazılmıştır